Tony Schwartz, Harvard Business Review’da yayımlanan “Liderler Politikaları Değiştirmeye Çok, Zihinleri Değiştirmeye Az Odaklanıyor” (25 Haziran 2018) başlıklı makalesinde, BCG araştırmasına göre iş dönüşümlerinin %75’inin neden başarısız olduğunu inceliyor. Schwartz’a göre, kuruluşlar genellikle strateji ve uygulamaya odaklanırken değişime karşı direnç yaratan psikolojik unsurları göz ardı ediyorlar.
Makale, başarılı bir dönüşüm için üç temel seviye belirlemiş:
- Yapısal unsurlar (politikalar, süreçler, teknoloji)
- Davranış değişiklikleri (yeni uygulamalar ve beceriler)
- Düşünce ve duygulardaki içsel değişimler (genellikle ihmal edilen kısım)
Schwartz, “değişime karşı bağışıklık” kavramıyla, insanların dönüşüm ihtiyacını zihinsel olarak kavramalarına rağmen, yerleşik inançlar, varsayımlar ve korkular nedeniyle neden eski davranışlarına döndüklerini açıklıyor. Üst düzey yöneticilerin kurum kültürünü büyük ölçüde etkiledikleri için önce kendi zihinsel dönüşümlerini gerçekleştirmeleri gerektiğini vurguluyor.
Ek öneri: İşveren Markasından Yararlanmak
Schwartz’ın tespitlerine dayanarak, işveren markasının bu dönüşüm zorluklarını aşmada etkili bir araç olabileceğini düşünüyorum. Orijinal makalede bahsedilmese de, işveren markası şu şekilde yardımcı olabilir:
Değişimi kucaklayan ve psikolojik güvenliği öne çıkaran güçlü bir işveren markası, çalışanların “görünmez korkuları ve güvensizlikleriyle” daha rahat yüzleşebilecekleri bir ortam yaratır. Bu yaklaşım, uyum sağlama ve yeni düşünce kalıplarını ödüllendirerek, dönüşüme karşı direncin temelindeki zihniyet sorunlarını çözmeye yardımcı olur.
İyi tasarlanmış bir işveren markası ayrıca, değişimin arkasındaki “neden”i anlatan tutarlı bir hikâye sunarak, çalışanların zihinsel kavrayışı ile duygusal hazırlığı arasındaki boşluğu kapatır. Bunun yanında, doğal olarak uyum sağlayabilen ve dayanıklı kişileri – başarılı dönüşümler için vazgeçilmez özelliklere sahip insanları – şirkete çekmeye ve elde tutmaya yardımcı olur.
Schwartz makalesinde güçlü stratejinin temel olduğu, ancak başarılı bir uygulama için psikolojik engellerin ele alınması gerektiği sonucuna varıyor. İşveren markası da dönüşümün başarıyla gerçekleşebileceği doğru zihinsel ortamı yaratmak için güçlü bir ek araç olabilir.
Bahsettiğim makalenin linki (ingilizce)
https://hbr.org/2018/06/leaders-focus-too-much-on-changing-policies-and-not-enough-on-changing-mind
Bir yanıt yazın